Açılış Konuşması

Kur’an Evi Derneği Başkanı Savaş ÖREN’in “İslâm’da Yönetim Anlayışı” Konferansı Açış Konuşması 03.03.2013

Konferansımıza hoş geldiniz.

Konferans talebimizi kabul ederek bizleri onurlandıran, Sayın Prof. Dr. İbrahim Sarmış Hocam, Niğde’mize hoş geldiniz.

            Kur’an Evi Derneği olarak hepinizi saygıyla selamlıyor; Yüce Allah’ın Rahmeti, mağfireti, bereketi üzerimize olsun.

Kur’an Evi Derneği vasıtasıyla şimdiye kadar değişik konularda, değişik ilim insanlarımızla ve şu anda da “İslâm’da Yönetim Anlayışı” konulu konferansla sizleri buluşturduğu için Allah’a hamdolsun. Konferansımıza katkı veren herkese şükranlarımızı sunuyoruz.

Bütün iyilikler ve güzellikler, Âlemlerin Rabbi, din gününün, hesap gününün tek hâkimi, dünya ve ahret hayatının tek Mâliki, Evren üzerinde tek otorite, kendinden başka ilâh olmayan tek ilâh, ibâdet ve duada yönelmenin tek mercii, bize şah damarımızdan yakın olan, çaresizlerin ve kendine yönelenlerin Veli’si, yarattığı her şey mükemmel olan Hâlık, mükemmel olarak yaratılan insanın, yaratılış amacına ulaşmaları için, insanlar içinden seçtiği nebileri, risaletle görevlendiren, insanoğluna kılavuz ilkelerini bildiren ve bu ilahi mesajla, dünya ve ahret kurtuluş ve saadeti vaat eden Allah’a hamdolsun.

Allah’u Tealâ, Urvetü’l Vüska yani en sağlam kulp olan ilâhi vahyinde şöyle buyuruyor:

“Elif lâm mîm sâd. Bu, sana, kendisiyle (insanları) uyarman için ve mü’minlere öğüt olarak indirilmiş bir kitaptır. Artık ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın. Rabbinizden size indirilene uyun. Onu bırakıp başka dostlara uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!” A’raf 7/1-3

“Biz ona şiir öğretmedik; ona yakışmaz da. O yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. Diri olanları uyarmak ve gerçeğin üzerini örtenlere de, azap sözünün hak olması içindir.” Yâsin 36/69,70

“Allah size Kitap’ı, ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken, Allah’ın dışında bir hakem mi arayayım? Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onun, Rabbinden hak olarak indirildiğini biliyorlar. Sakın kuşkuya düşenlerden olma.” Enam 6/114

“Âlemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkân’ı indiren Allah’ın şanı yücedir. O, göklerin ve yeryüzünün mülkü kendisine ait olandır. Çocuk edinmemiştir. Mülkünde hiçbir ortağı da yoktur. O, her şeyi yaratmış ve yarattığı o şeyleri bir ölçüye göre takdir etmiştir. Furkân 25/1,2

“Öyle ise sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Şüphesiz sen doğru bir yol üzeresin. Şüphesiz bu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ondan hesaba çekileceksiniz.” Zuhruf 43/43,44

 “Allah, rızasına uyanları o Kitap’la esenlik ve barış yollarına iletir ve onları, kendi izniyle, karanlıklardan aydınlığa çıkarıp, şaşmayan ve sapmayan dosdoğru yola iletir.”  Mâide 5/16 

 “Bu Kur’an, Allah’ın berisinden birilerince, yalan isnatlarla oluşturulmuş değildir. O, kendinden öncekinin tasdiki ve Kitap’ın ayrıntılı kılınmasıdır. Kuşku ve çelişme yoktur onda. Âlemlerin Rabbi’ndendir o.”   Yunus: 10/37

“…..Biz Kitap’ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık…” Enam /38

Allah Katında Kurtuluşun Üç Temel Şartı Vardır;

1-İman: “İman edip salih amel işleyenlere ne mutlu. Onların sonunda varacakları yer  ne güzel.”   Ra’d  13/29

2-İmana şirk karıştırmamak: “İman edip de imanlarına zulmü (şirki) bulaştırmayanlar var ya; işte güven onların hakkıdır. Doğru yolu bulmuş olanlar da onlardır.”  Enam  6/82

3-Salih Amel   Ankebut 29/58,   Asr: 103/3

Salih Amel’in ise; boş, lüzumsuz, kırıcı söz, kelam, davranış ve eylemden öte, bir Mü’minin yapmış olduğu her türlü güzel söz, davranış, eylemdir. Hayır söylemek, dürüst olmak, Allah’ın Mü’minler için yarattığı nimetlerden yararlanmak, çalışmak, üretmek, her türlü israftan kaçınmak, yapıcı olmak, hakkı ve doğruyu söylemek,  sabırlı olmak, namaz gibi ibadetlerde dikkatli olmak, haramdan kaçınmak, infakta bulunmak, canımızı acıtacak yardımlarda bulunmak;

Örneğin; düğününü yapamayan bir kişinin düğününü yapmak, işini kuramayan bir meslek sahibi kişiye yardımcı olmak, işçi veya işveren isen karşılıklı sorumlulukların gereğini yapmak, “kiralığın” var ise, imkân dâhilinde geçim zorluğu çeken kiracına yardımcı olmak veya bir şekilde iflas eşiğine gelmiş iyi bildiğin bir tanıdığına, karşılıksız yardımda bulunmak, yardımlarda da yakın akrabadan başlamak ve başa kakmamak. Bana mı kaldı dememek. “Hayır” işlerinde önde olmak. İsraf etmemek (lüzumsuz harcamalar yapmamak, “dünya” bizden ibaret deyip, altını üstününe getirmemek ve gelecek kuşakları da düşünmek). “Kamu harcamalarında” kılı kırk yarmak, bize verilen emanetlere karşı duyarlı olmak. Dünyanın sahibi ve maliki olmadığımızı iyi bilmek.

İyiliklerin asla boşa gitmediğini, herkesin birbirinden kaçıştığı hesap günü, bunların arkadaşımız olacağını unutmamak. Kur’an okurken, konuyla ilgili on’larca ayeti görmek, ama görüyormuş-biliyormuş gibi yapmamak…gibi. 

İşte burada ALIŞAGELENLERİ DEĞİŞTİRME, YENİLEME, YENİLENME, BARIŞMA (özellikle İslâm’la), ANLAMA   (özellikle Kur’ân’ı). Hayat durağanlığı kabul eder mi? Hayat ve hayatta olan her şey yenilenmiyor mu?

Kur’an, sadece camilerimizde vaaz konusu olmayıp, Allah’ın Daru’l-İslâm için sonucu kurtuluş olan bir “vahyi insanlık projesi”dir, bu asla şaka değildir (Târık 86/14).

        İbrahim Hocamızın tabiriyle;

            Kur’an’ın amacı hidayettir

            Hidayette iki temel esastır:

            a- Allah’ı birlemek olan tevhid:

“Tanrıları tek bir tanrı mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şeydir”  Sâd 38/5

“Bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye onlara kulluk ediyoruz.” Zümer 39/3

“Onlar Allah yanında şefaatçidirler.” Yunus: 10/18

“Yoksa onların, dinden Allah’ın izin vermediği şeyleri, dini kaide kılan ortakları mı var?” Şûra: 21

            b- Allah’a giden yolun tekliği:

Doğru yol ancak Allah’ın yoludur” Bakara 2/120

“De ki, Allah’ı gerçekten seviyorsanız bana uyunuz.” ‘Al-i İmran 3/31

            Bunları şu şekilde özetleyebiliriz:

1-                 Hidayet (dünya ve ahırat hayatında kurtuluş) Allah’ın buyurduğu ve Resulünün örneklediğidir.

2-                 Allah’a yaklaşmak, içimizi kötülüklerden (dini anlamda günahlardan) arındırmak, ancak Allah’ın buyurduğu ve Resulünün örneklediği şekilde olur.

3-                 Bunun dışındaki yollar batıldır (Allah katında bir geçerliliği yoktur).

Derneğimizin kurucu üyelerinden Rahmetli Operatör Dr. M. Ali Alan’ın ağabeyimiz, batı üniversitelerinde yıllarca, fizik dalında öğretim üyeliği yapmış ve o da rahmetli olan arkadaşının ifadesiyle, “Kur’an, mikro mesajdan, makro plan çıkaran ilahi proje.” Acaba İslâm dünyası bunun farkında mı! derdi.

Derneğimiz, dini algımızı, dini düşüncelerimizi, oluşan dini kültürümüzü, Kur’an’ın mihengine vurmayı zaruri görür. Çünkü Kur’an, gerçekten Allah Katında kurtulmak için arayış içinde olan insanın, tek rehberidir. Bu rehber bize Nebi-Rasul’ün vasıtasıyla ulaşmıştır. Bu anlamda Rasule tabi olmak, yani sünnete tabi olmak Allah’a tabi olmaktır. Tüm Nebi-Rasullerin bizden istediği Allah’ın bu vahyine tabi olmaktır.

“Allah’ın, kendisine kitap, hikmet ve nübüvvet (peygamberlik)verdiği hiçbir insanoğlunun, diğer insanlara, “Allah’ı bırakın, bana kul olun” demesi mümkün değildir. Fakat O, “öğrettiğiniz ve okuyup öğrendiğiniz kitap sayesinde Rabbe hâlis kul olun” der.” Âl-i İmran 3/79 

Tekrar hepinizi saygıyla selamlıyorum