«

Vahyin Rehberliğ

ALLAH;
KURTULUŞUN VE SELAMETİN
“VAHYİNE TABİ OLMADA” OLDUĞUNU BİLDİRİYOR.

Euzübillahimineşşeytanirracim

“Elif Lâm Râ. Bu bir Kitap’tır ki, Rabbinin izniyle insanları karanlıklardan nura, O güçlü ve övgüye layık olanın yoluna çıkarman için sana indirdik.” İbrahim 14/1

“İşte sana o Kitap! Kuşku,çelişme, tutarsızlık yok onda. Bir kılavuzdur/rehberdir o, Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olanlar için.” Bakara 2/2

“…De ki: “Doğru yol, ancak Allah’ın yoludur”. Sana gelen ilimden sonra onların heveslerine uyarsan, and olsun ki, Allah’tan sana ne bir veli ve ne de bir yardımcı olur.” Bakara 2/120

“Sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Şüphesiz sen, dosdoğru yoldasın (vahye tabi olduğundan).” Zuhruf 43/43

“Rabbinizden size indirilene uyun, Onun berisinde (Kur’an’a rağmen kitaplara, mezheplere, alimlere, büyük zat denilenlere…uymayın) başka velilere uymayın. Size verilen/fıtrata kodlanan vahyi ne az hatırlıyorsunuz?” A’raf 7/3

“Kim Rahman’ın Zikri’ni/Kur’an’ını görmezlikten gelip ondan uzaklaşırsa biz ona bir şeytanı musallat ederiz de o ona can yoldaşı olur.” Zuhruf 43/36

“Gerçekten Allah’ı, Ahiret gününü arzulayanlar ve Allah’ı çok zikredenler için (hayatının her alanında Allah’ın ayetlerini sürekli göz önünde bulunduranlar için), size Allah’ın Resulünde pek güzel örnek vardır (din olarak Allah Rasulu Kur’an’a uymuş, hayatını ona vakfetmiş (Müzzemmil 73/1-11), onu tebliğ etmiş, ona davet etmiş). Ahzap 33/21

(Rasul nebi kavramlarının doğru bilinmesi lazımdır.)

“0 halde siz, beni zikredin ki (benim ayetlerimi göz önünde bulundurun ki), ben de sizi zikredeyim (size yardım edeyim). Bana şükredin de nankörlük yapmayın.” Bakara 2/152

“Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a (Allah’ın dinine) yardım ederseniz O da size yardım eder, ayaklarınızı kaydırmaz.” Muhammet 47/7

“Bilmez misin, göklerin ve yerin hükümranlığı/iktidarı Allah’ın elindedir. Allah’ın berisinde ne bir veli vardır, ne de yardımcınız.” Bakara 2/107

“Hani Allah nebilerden ‘kesin bir söz (misak)’ almıştı: “Andolsun size Kitap ve hikmetten verip sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir elçi geldiğinde, ona kesin olarak iman edecek ve ona yardımda bulunacaksınız.” Demişti ki: “Bunu ikrar ettiniz ve bu ağır yükümü aldınız mı?” Onlar: “İkrar ettik” demişlerdi de “öyleyse şahid olun, ben de sizinle birlikte şahid olanlardanım,” demişti.” Al’i-İmran 3/81

“Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlarla senin hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır. Sonra Allah, onlara yaptıklarını haber verecektir.” Enam 6/159

“Allah kendi yolunda, duvarları birbine perçinlenmiş bir bina gibi, saf bağlıyarak çarpışanları sever.” Saff 61/4

“Şu iğreti dünya hayatı, bir eğlence ve oyundan başka şey değil. Âhiret yurduna gelince, asıl hayat işte odur. Ah, bilebilselerdi!” Ankebut 29/64

“Sizlerin her biri (müminlerin her biri) hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü men edenler olunuz (Asr Suresi). İşte böyle yapanlar kurtuluşa erenlerdir.” Al’i-İmran 3/104

“Sizin veliniz, ancak Allah’tır, rasulüdür ve Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı kılıp zekâtı veren, iman edenlerdir.” Maide 5/55

” Kim Allah’ı, Resûlü’nü ve iman edenleri veli edinirse, hiç şüphe yok, GALİP GELECEK OLANLAR, Allah’ın taraftarlarıdır.” Maide 5/56

26.8.2016