«

»

Muhammet a.s.’ı Kur’an’dan Tanımak

MUHAMMET A.S.’I KUR’AN’DAN TANIMAK

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm
“Muhammed, yalnızca bir elçidir. Ondan önce nice elçiler gelip geçmiştir. Şimdi o ölürse ya da öldürülürse, siz topuklarınız üzerinde gerisin geriye mi döneceksiniz? İki topuğu üzerinde gerisin geri dönen kimse, Allah’a kesinlikle zarar veremez. Allah, şükredenleri pek yakında ödüllendirecektir.” Al’i-İmra 3/144

“De ki: “Allah’ın dilemesi dışında kendim için yarardan ve zarardan (hiç bir şeye) malik değilim. Eğer gaybı bilebilseydim muhakkak hayırdan yaptıklarımı arttırırdım ve bana bir kötülük dokunmazdı. Ben, iman eden bir topluluk için, bir uyarıcı ve bir müjde vericiden başkası değilim.” A’raf 7/188
“De ki: “Allah dilemedikçe, ben kendim için dahi ne yarar sağlayacak ne de zararı önleyecek bir güce sahibim. Her ümmet için belirlenmiş bir süre vardır; süreleri dolduğunda artık onu ne bir an erteleyebilirler, ne de öne alabilirler.” Yunus 10/49
“De ki: “Gökleri ve yeri yoktan var eden, yedirdiği halde yedirilmeyen Allah’tan başkasını mı veli edineceğim?” De ki: “Bana, Müslüman olanların ilki olmam ve müşriklerden olmamam emredildi.” Enam 6/14
“De ki: “Şüphesiz ben, Rabbime isyan edersem o büyük günün azabından korkarım.” Enam 6/15
“O gün kim azaptan esirgenirse, kesinlikle Allah ona rahmet etmiştir. Bu ise apaçık bir kurtuluş demektir.” Enam 6/16
“Ve eğer Allah senin zarara uğramanı isterse, Zatından başka kimse ona engel olamaz; yok eğer senin için bir hayır dilerse, unutma ki O her şeyi yapmaya kadirdir.” Enam 6/17
“Zira kullarının üzerine otorite sahibi sadece O’dur. O, hakîmdir, her şeyden haberdardır.” Enam 6/18
De ki: “Size Allah’ın hazineleri yanımdadır demiyorum, gaybı da bilmiyorum ve ben size bir meleğim de demiyorum. Ben, bana vahyedilenden başkasına uymam.” De ki: “Kör olanla, gören bir olur mu? Yine de düşünmeyecek misiniz?” Enam 6/50
“De ki: “Ben ancak sizin gibi bir insanım. Tanrınızın tek bir tanrı olduğu bana vahyediliyor. Artık O’na yöneliniz. O’ndan af dileyiniz. Ortak koşanların vay haline!” Fussılet 41/6
“ De ki: “Ben elçilerden bir türedi değilim, bana ve size ne yapılacağını da bilemiyorum. Ben, yalnızca bana vahyedilmekte olana uyuyorum ve ben, apaçık bir uyarıcıdan başkası değilim.” Ahkaf 46/9
De ki: “Şüphesiz ben, ancak sizin benzeriniz olan bir beşerim; yalnızca bana sizin ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, artık salih bir amelde bulunsun ve Rabbine ibadette hiç kimseyi ortak tutmasın.” Kehf 18/110
“Biz senden evvel kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başka (nebi) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun.” Nahl 16/43
“(Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kur’an’ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni duyrasın ve onlar da iyice düşünsünler, diye.” Nahl 16/44
“Senden önce hiç bir beşere ölümsüzlüğü vermedik; şimdi sen ölürsen onlar ölümsüz mü kalacaklar?” Enbiya 21/34
“Biz senden önce hiç bir Resul ve Nebi göndermiş olmayalım ki, o bir dilekte bulunduğu zaman, şeytan, onun dilediğine (bir kuşku veya sapma unsuru) katıp bırakmış olmasın. Ama Allah, şeytanın katıp bırakmalarını giderir, sonra kendi ayetlerini sağlamlaştırıp pekiştirir. Allah, gerçekten bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” Hac 22/52
“(Allah’ın) Şeytan’ın engel koyma çabasına (izin vermesi), yalnızca kalplerinde bir tür hastalık bulunan ve iç dünyaları kararmış olan kimseleri sınamak içindir. İşte bu tür zalimler, kesinlikle derin bir yabancılaşma içindedirler.” Hac 22/53
“Kendilerine ilim verilmiş olanlar da Kur’ân’ın, senin Rabbinden gelenin hak olduğunu bilsinler de ona inansınlar; böylece kalpleri ona saygı duysun. Şüphesiz Allah, inananları doğru yola iletir.” Hac 22/54