«

»

Kur’an’ı-Kerim’in rehberliği ölçümüzdür

KUR’AN’IN REHBERLİĞİ ÖLÇÜMÜZDÜR
Euzübilllahimineşşeytanirracim
“Allah’a çağıran, salih amelde bulunan ve: “Gerçekten ben müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kimdir?” Fussılet 41/33
“O, her şeyi ölçüyle yapıp doğru yolu göstermiştir.” A’lâ 87/3

“Böylece sana da kendi emrimizden bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Fakat onu bir nur kıldık; onunla kullarımızdan dileyeni hidayete erdiririz. Şüphesiz sen doğru yola iletiyorsun.” Şura 42/52
“Allah’tan başka bir hakem mi arıyayım? Oysa O, size Kitabı açıklanmış olarak indirmiştir. Kendilerine Kitap verdiklerimiz, bunun gerçekten Rabbinden hak olarak indirilmiş olduğunu bilmektedirler. Şu halde, sakın kuşkuya kapılanlardan olma.” Enam 114
“Sana sebat vermemiş olsaydık, and olsun ki, az da olsa onlara meyledecektin.” İsra 17/74
“Rabbinin sözü, doğruluk ve adâlet bakımından tamamlanmıştır. O’nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. O işitendir; bilendir.” Enam 115
“Rablerine toplanacaklarından korkanları Kuran ile uyar. O’ndan başka bir veli ve şefaatçileri/aracıları yoktur. Umulur ki Allah’tan sakınalar.” Enam 6/51
“Şu halde, sana vahyedilene sımsıkı tutun; çünkü sen dosdoğru bir yol üzerindesin.” Zuhruf 43/43
“Eğer yüz çevirirlerse, sana düşenin sadece açıkça tebliğ olduğunu bil.” Nahl 16/82
“Eğer Allah dileseydi onlar şirk koşmazdı. Biz seni onlar üzerinde bir gözetleyici kılmadık; sen onlar üzerinde bir vekil değilsin.” Enam 6/107
“Şüphesiz, sana biz Kitabı insanlar için hak olmak üzere indirdik. Artık kim hidayete ererse, bu kendi lehinedir; kim saparsa, o da kendi aleyhine sapmış olur. Sen onların üzerinde vekil değilsin.” Zümer 39/411
“Allah’ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın… Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar.” Al’i-İmran 3/103
“Şu halde sen sabret. Gerçekten Allah’ın va’di haktır. Günahın için mağfiret dile; akşam ve sabah Rabbini hamd ile tesbih et.” Mümin 40/55
“Allah’ın ayetleri üzerinde kendilerine gelen bir delil olmadan tartışanların gönüllerinde, ulaşamayacakları bir büyüklenme vardır. Sen Allah’a sığın. O şüphesiz işitendir, görendir.” Mümin 40/56
“Andolsun, sana ve senden öncekilere vahyolundu (ki): “Eğer şirk koşacak olursan, şüphesiz amellerin boşa çıkacak ve elbette sen, hüsrana uğrayanlardan olacaksın.” Zümer 39/65
“Bu, kendisiyle insanları uyarman ve insanlara öğüt olsun diye sana indirilen bir kitaptır. Artık bu hususta kalbinde bir şüphe olmasın.” A’raf 7/2
“Rabbinizden size indirilene uyunuz! Onun berisinde başka velilerin peşlerinden (Kur’an’a rağmen oluşturulmuş kitapların, görüşlerin arkasından) gitmeyiniz! Ne kadar da az/ınız zikrediyorsunuz (size verilen/fıtrata yerleştirilen bilgiyi hatırlıyorsunuz)! A’raf 7/3
“İşte böylece biz onu (Kur’an’ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Andolsun, sana gelen bu ilimden sonra, onların hevalarına uyacak olursan, senin için Allah’tan ne bir veli, yardımcı, ne bir koruyucu vardır.” Rad 13/37
“Kim de Rahman’ın Zikri’ni (Kur’an’ı) görmezlikten gelirse, biz onun başına bir şeytan musallat ederiz. Artık o, onun ayrılmaz dostudur.” Zuhruf 43/36
“Gerçekten bunlar (bu şeytanlar), onları yoldan alıkoyarlar; onlar ise, kendilerinin gerçekten hidayette olduklarını sanırlar.” Zuhruf 43/37
“Ve sizin dininize uyanlardan başkasına inanıp güvenmeyin.” De ki: “Şüphesiz doğru yol Allah’ın dosdoğru yoludur…” Al’i-İmran 3/73